Şam Semalarında İsa
₺168,75Kadim kültürümüzün değerlerini güncel söyleyişlerle duyumsatan Şam Semalarında İsa, şiirimizin anlatım ve imge olanaklarına yeni boyutlar kazandırıyor. Duyarlığımızı yeni söyleyişlerle, yeni duyuş ve yaklaşımlarla genişletiyor. Yeryüzü, gökyüzü, dağ, ölüm, gece, kayıp, karanlık, çöl, dere, ev gibi kentin, kentlinin duyumsayamayacağı temalar yeni bir bakış, dokunaklı bir incelikle söyleniyor.
çoğaldıkça azalıyor her şey
budur bütün bildiğim
₺225,00Sanatın Sosyolojik İmkânı
₺262,50Sanat, kurucu sosyologların bütün ilgisizliğine rağmen on sekizinci yüzyılın ikinci yarısından beri sosyolojik bir perspektifle ele alınmaya devam ediliyor. Sosyoloji öncesi sayılan uzunca bir geçmişten sonra sanat sosyolojisi, artık kendi müstakil alanını tahkim etmiş durumda. Özellikle yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren bir yandan konu ve alan netliğini sağlayarak öte yandan da metodolojik tercihlerini kesinleştirerek sosyolojik çerçeve içine iyice oturmuş durumda. Her ne kadar yakın dönem sanat sosyolojisi çalışmaları üretim, dağıtım ve kabul süreçlerine odaklanmışsa da sanatla toplum arasındaki ilişkinin bütünü, sanat sosyolojisine dâhil edilmelidir. Sanatın Sosyolojik İmkânı; aktörler, yapıtlar, kurumlar, bağlamlar, ilişkiler ve süreçler düzleminde sanat sosyolojisinin bütün yapıcı öğelerini inceliyor.
₺350,00Saranghae
₺281,25Balkanların havası, suyu, toprağı anlaşılabilirse Meva’nın nasıl biri olduğu da belki biraz anlaşılabilir. Meva; insana, doğa ve canlılara sevgi dolu, efsanevî bir coşkunun ve saflığın simgesi: Batı kültürüyle büyüyüp Doğu’da nefeslenecek gizemli, genç bir kız. Ailesinin üstüne titrediği, istemeyerek şımarttığı, hayata hazırlarken hatalar yaptığı Meva, çevresindeki insanları sürekli şaşırtır, yolculuklarla olgunlaşır.
Vildan Serdar, Saranghae’de Meva’nın Trakya’nın batısında, Rodop Dağları’nın eteklerine kurulmuş tarihî bir şehirde, İskeçe’de başlayan fırtınalı hayatını; önce Amerika’ya sonra Güney Kore’ye uzanan yolculuklarını, çelişkilerini, kararsızlıklarını iç yolculuklarıyla birlikte anlatıyor.
₺375,00Şehrin Şarkısı
₺431,25Şehrin Şarkısı, bireysel hesaplaşmaların, toplumsal hafızanın, köklerin ve aidiyetin romanı. Üsküp, İstanbul, Ankara hattında yaşanan Bedii ile Tuana aşkının anlatıldığı romanda yalnızlıkla yoğrulmuş bir sürgün; şiirin, musikinin ve tarihin birleştiği bir yolculuğa çıkarıyor okuru. Başkahraman Bedii, geçmişin gölgeleriyle hesaplaşırken hem kendi dünyasını hem de bir halkın hafızasını keşfe çıkar. Kaybolan şarkılar, unutulmuş hatıralar ve şehirlerin saklı yüzleri bu yolculukta yeniden canlanır.
₺575,00Semadirek Uğulduyor
₺195,00Semadirek Uğulduyor gelenek göreneklerimiz, örf ve adetlerimiz, hısım akraba bağları, büyük küçük ilişkileri üzerinden toplumsal değerlerimizi gözden geçirerek toplumsal dokumuzun özgün yapısına dikkat çeken öykülerden oluşuyor. Kitaptaki öyküler Türkçenin anlatım ve düşünce olanaklarını yeni bir formda sunuyor.
Coğrafyanın insan benliğine etkilerini gözlemleyebileceğimiz öyküler; daha naif, daha esenlikli bir dünyayı duyumsatıyor.
₺260,00Sen de Öfkelendin
₺210,00Psikolojik tahlillerin kısa ve etkili ama gerçekte sorunsuz dışavurumların bir insanlık trajedisi gibi benimsenmemesini önererek günümüz insanını ferahlatan öykülerden oluşan kitap, etkili bir psikolojik atmosfer oluşturuyor.
İnsanımızın çoklu insanlık durumlarını zarif dokunuşlarla çözümleyen öykülerin pedagojik bir boyutu dil atmosferiyle güzelleşiyor. Sen de Öfkelendin mi, günümüz insanına kendisini anlatıyor.
₺280,00Serbest Okuma
₺157,50Edebiyat, okuru, serüvene nasıl çıkarır? Edebiyat okuru, nasıl bir serüvene çıkar? Okur, düşsel dünyalara açılmaktan haz duyan, gerçek dünya kaçkını bir kişi midir? Edebiyatın çağrısına uymanın kuralları mı vardır? Kelimelerle, cümlelerle, dizelerle aktarılan anlam ve katmanları arasında, sınırsız çağrışım düzeylerinde yaşanan okuma sürecinin doğruluğu, yanlışlığı sorgulanabilir mi? Edebiyat eserini doğru mu algılamalıyız, tutarlı mı? Metnin tutarlı yorumu, yorumları mı vardır? Turgut Uyar, Behçet Necatigil, İlhan Berk, Ahmet Oktay metinleri başta olmak üzere pek çok edebî metinden yola çıkarak tutarlı yorumlama süreçlerini biraraya getiren Serbest Okuma, edebî metinleri, şair/yazar yaşantılarıyla ilişkilendirmeden, sadece dil düzleminde okuma, yorumlama çabasıyla ‘yol olmayanı’ yürüyor.
₺210,00Sesimi Duymadan Geçen
₺146,25Sesimi Duymadan Geçen, halk anlatılarına dayanan yalın diliyle okuru; kavgadan, kargaşadan, gürültüden uzak, çevreyle uyum içinde, dingin bir yaşama çağırıyor. Gerçeğin ruhu acıtan yanları, yalın yaşamların devasa sorunları, mevsimlik işçilerin ömürlük yoksulluğu, dayanışma ve paylaşma erinci gibi birbiriyle bağlantılı ayrıntıların farklı atmosferlerde öyküleşmesi anlatılanı daha etkin kılıyor. İnsanın gerçekliği algılama, içselleştirme ve dönüştürme algısına odaklanan yazar, öykülerin kurgusu ve üslûbuyla hepimizi, anlatıya ortak ediyor.
₺195,00Sesinden Mahrum
₺225,00Yaşımız kaç olursa olsun geçmiş hep yakınımızdadır. Dün gibi hatırlıyorum, diye anlatırız anılarımızı. Sesinden Mahrum’da hatırımızda kalan, çokluk bizi mutlu eden, bazen mahzunlaştıran zamanın kesitlerinden parçalar bulacaksınız. Balkanlar’ın küçük bir kasabasının zamana direnen sokaklarını, evlerini, kültürünü ve hayatın sesini duyacak, oradan Ege’ye uzanıp deniz kıyısındaki kumlu yolun serzenişlerini dinleyeceksiniz. Teknolojik gelişimin hayatı, kolaylaştırarak değiştiren değer, erdem ve incelikleri yitirten cazibesine dikkat kesilecek; vicdanımızı dinlerken aylardır sesini duymadığımız dostlarımızı duyumsayacağız.
₺300,00Sinemada Dijital Dönüşüm
₺146,25Dijitalleşme süreci, günlük hayatımızın pratiklerini, toplumsal ve kültürel süreçlerini köklü dönüşümlere maruz bırakan, tarihin önemli kırılma evrelerinden. Nüfuz alanı, çarpan etkisiyle sürekli genişleyen, varoluşsal duruşumuzda, şuurumuzun hakikat ve gerçeklik ilişkisinde etik, estetik, ontolojik ve epistemolojik dönüşümlere yol açan bu sürecin, sanatı özellikle de sinemayı etkilememesi düşünülemez. Dijital dönüşüm, sinema tarihinin, analog ve dijital dönemlere ayrılarak karşılaştırılmasını, yeniden muhakeme edilip yazılmasını gerektiriyor. Sinema, çoktan dijitalleştiği hâlde, bu alanla ilgili ağırlıklı olarak analog dönem işlenmekte; sürecin etik, estetik, ontolojik ve epistemolojik sonuçları yeterince tartışılma-makta; konu, daha çok teknik düzeyde ele alınmakta ve anlaşılmaya çalışılmaktadır.
Dijital dönüşümün sinemaya yansıyan etik, estetik, ontolojik ve epistemolojik boyutlarının sorgulanması, Sinemada Dijital Dönüşüm’ün ana sorunsalını oluşturuyor. Kitapta, son otuz yıla damgasını vuran dijitalleşme sürecinin, sinemaya etkileri, onu nasıl değiştirip dönüştürdüğü, bu dönüşümün ne anlama geldiği sorgulanıyor. Dijitalleşme sürecinin, sinemanın kendisiyle, gerçeklikle ve seyirciyle kurduğu ilişkiyi nasıl etkilediği irdeleniyor.
₺195,00Siz Hiç Öldünüz Mü
₺146,25Filmlerdeki gibi umutla, coşkuyla başlayan hayatların, aşkların başladığı gibi sürmediği; ruhu inciten, üzen, yaralayan hatta ortadan kaldıran yaşanmışlıkların, bir görenin dönüp bir daha baktığı dünyalar güzeli insanların zamanla nasıl harabeye evrildiğini, olay zamanından geriye dönüşlerle anlatan Siz Hiç Öldünüz mü’ nün öyküleri ölüm temasıyla birbirine bağlanıyor. Biri beni alsa, sarsa sarmalasa, beni iyileştirse diye umutla beklenen kişinin günün birinde gelmesi istenmeyen birine dönüştüğü öykü kahramanları yaşasalar bile zaten çoktan ölmüş bulunuyor. Yazar, insanımızın birbirini yorma, üzme, kırma ve nihayet tanınmaz hâle getirme süreçlerini dolaysız ve dokunaklı bir dille anlatıyor.
₺195,00Sofya
₺112,50Emine Doğrul, bir bilim kurgu romanıyla edebiyat dünyasına adım atıyor. Yazar, bilindik dünyada sıra dışı bir sırrı serbest bırakırken ansızın çıkıp gelen bir ihtiyarın masum görüntüsünün arkasında bilimin belki de en büyük hayalini saklıyor. Sofya’nın ansızın başlayan maceralar zincirine okurunu davet eden yazar, sürükleyici bir dille serüvenin lezzetini taçlandırıyor.
₺150,00Son Şam
₺135,00Çarşısı pazarı, camisi türbesi, dergâhı berzahı, âlimi şairi, sineması kahvesiyle kadîm Şam’ın henüz mahremiyetini saklayıp muhabbetini sakınmadığı son devri, hayret makamında ince bir dikkatle anlatılıyor Son Şam’da.
Şam sevgisini Şam bilgisini arttırmak, aradığını kolayca bulacak Şam seyyahlarını çoğaltmak için Şam’da tutulan notlardan oluşan kitap, kadîm şehrin başına gelenler yüzünden bugün, kulak vermeyle duyulamayacak, aramayla bulunamayacak, bakmayla görülemeyecek tarihe karışmış kadîm Şam hayatını, satırlarla duyurup göstermeye çalıştığından şehrin, Kıyametten Bir Önceki Sûret’ini çiziyor.
₺180,00Şükran Divanı
₺247,50Dilleri lâl eden bir güzelden, kuşlara yuva olan bir dilberin saçlarından örülmüş bir aşktan, herkesin illallah ettiği bir mafya liderinin ölümünden, bu ölümün öncesinden ve sonrasından, hep kıyıda köşede kalmış insanların yükselen öfkesinden, hayatın tam merkezinde yer alan konulardan söz açan hikâyelerle örülü Şükran Divanı.
İnsanların hemhâl olduğu olgularla duygular, bazen tek bir öyküyle bazen de sarmal öykülerle kültür dünyamızın içinde doğup serpilmiş bir dille anlatılıyor.
₺330,00Süleyman Uludağ ve Mustafa Kara’yla Söyleşiler
₺225,00Hakikati asırlar içinde arayan, pergelin sabit ayağını Anadolu’da tutup bütün bir İslâm coğrafyasında seyr’eden iki âlim. Onların eserlerinde son sözü, sözün özünü her zaman Allah’ın nimet verdiği sâlih kulları, nebîler ve velîler söyler.
Cumhuriyet döneminde ilâhiyat fakülteleri müfredatında yer bulan tasavvuf tarihi dersinin ilk hocalarındandır onlar. Rivayet olunur ki bu iki hakîm-i fazîletperver, birbirlerini medh ü senâ etmede, birbirlerine ihtiram göstermede, hoca-talebe arasında pek nadir görülen bir yüce gönüllülükle yarışan âdemlerdir. İlâhiyat fakültelerinde İslâm medeniyetinin çokça ihmal edilen bâtıni çehresi, irfâni yüzü, onların bu güzel hâllerinde bir hoş sadâ olarak kendiliğinden zâhir oluverir. Hoca-talebe ilişkisi biraz gölgede seyrederken dostluk ve muhabbet ete-kemiğe bürünür, âlimliğin rengi ârifliğe döner.
Süleyman Uludağ ile Mustafa Kara… tasavvuf tarihi kürsüsünün zamanımızda yaşayan bu iki deryâ-dil müellifine talebe olmak şerefiyle “Bir Ömrün Muhasebesi” ve “Nesillerin Mirası” sadedinde yapılan bu kitaptaki söyleşiler, sahih bir hizmet olur ümidiyle büyüklerimizin nazar-ı ârifânelerinize takdim, muasırlarımıza yâdigâr, nesl-i cedidimize bir hatıra olunmaklığıyla bahtiyarlığımızın vesilesidir.
₺300,00Tenha Kalabalık
₺285,00Tenha Kalabalık, sıradanmış gibi görünen insanlık hâllerinden doğan, sağlam bir kurguyla anlatılan öykülerden oluşuyor. Öykülerde mesele edinilen, sorgulanan durumlar da gündelik, akışkan hayatın sadeliği içinde derinleşiyor. Öte yandan Tenha Kalabalık’ta, İbrahim’i Beklerken-Kudüs Öyküleri’nde gözlemlediğimiz detaycı, minimal dikkat ‘Ankara’ya yöneliyor. Bu yüzden kitap ‘Ankara Öyküleri’ niteliği de taşıyor. Ancak bu defa şehir anlamını, devasa insan kalabalığının arasına giren beton duvarlarla inançlar arası ilişkilerin müteahhitliğine soyunan siyasetçilerden almıyor. Kendi mesafesini koltukları altında taşıyabilme bahtiyarlığına erişen haritacılardan, AŞTİ yalnızlığında efkâr dağıtan yolculardan, kırk yedi yıl ‘su rüyası’ gören kahve müdavimlerinden, bir mayıs sabahı sevdiği kız uğruna çocukluğundan vazgeçen kahveci çıraklarından, yorgun ve mağrur develeriyle bedestenlerin dingin zamanlarını özleyen bakır ustalarıyla doğrudan tabure insanlarından alıyor.
₺380,00

Rindan Kitap














