Yeni Çıkan Kitaplar

Toplamda 45 kitap listelendi.

  • Acayip Melodram

    Acayip Melodram’daki öyküler kurmacayla gerçeklik arasında gidip gelen kahramanların dünya algılarını anlatmayı deniyor. Kurmacanın imkânlarıyla okura, hayatın özünü ve anlamını hatırlatan öyküler, evrenin ve insanın daha yakından görülebileceği farklı bakış açıları teklif ediyor. Yazar, çocuk kahramanların gözünün önünde gerçekleşen, büyüklerinin yaşantılarındaki hayal kırıklıklarını, ihtiyarların gençliklerine bakışlarını, insanlar arasındaki gizli çıkmazları, hayatın ağrılarını bazen tabuttan bazen kuyudan ama her öyküde okura ulaşabilecek mesafeden anlatıyor.

    120,00160,00
  • Akakuçibalar Efsanesi

    Yabanların bırakıp gittiği kız çocuğunun bakımını köydeki genç bir karı koca üstlenir. Vakti gelince kız, uzun zamandan beri demir çelik üretiminden servet kazanan, köklü Akakuçibalar ailesine gelin gider. Geline, Akakuçibalar ailesinin bin fersah öteyi gören hanımı, denmeye başlanır: Bu kadın, anneannem Manyo Akakuçiba. Bin fersah öteyi gören anneannem, manga çizeri annem ve hiçbir şey olmayan ben…
    Hoş geldiniz, güzel dünyaya.

    Akakuçibalar Efsanesi, hızlı ekonomik gelişme, balon ekonomisini geçerek Heisei dönemine uzanan günümüz Japon tarihini, Tottori Vilayeti’nin köklü bir konağında yaşayan üç neslin kadınları ve onları saran acayip bir sülalenin tarihini, benzersiz biçimde anlatan, baştan sona bir şaheser…

    Akakuçibalar Efsanesi, 2007’de Japonya Gizem Yazarları Birliği Ödülünü aldı.

    225,00300,00
  • Anarşist Karga

    Çağın karmaşası, insanı acımasızca öğütürken öykü, modern dünyaya, yaşananlara, gerçekliğe karşı bir tavır alma biçimidir. Yaşamın girdapları içinde hikâyemizi, en çok da insanımızı kaybederken sahih bir ses arayışımız öyküye de yansıyor. Bütün hesapları bir kenara bırakıp kalbimizle eşlik edeceğimiz bir ses… Nurullah Aydın, imgelerle kurulu kurmaca evreninden bu sese çağırıyor bizi. Kurduğu öykü atmosferi, aradığımız sesi duyulur kılıyor. Okur, öyküler boyu yazarla birlikte yürüyor, yazarın sesine karışıyor. İhtiyacı olan sesi yazarla birlikte arıyor.

    75,00100,00
  • Avangart Sinema ve Resim

    Ülkemizde avangart sinema tartışmasının yeterince yapılabildiği söylenemez. Sinemayla ilgili lisans bölümleriyle lisansüstü programlarında kaynak ve uzman öğretim elemanı eksikliği dolayısıyla konuya yeterince yer verilmemektedir. Ayrıca bu durum, ülkemizde sinema denilince ekseriyetle hikâye anlatımının anlaşılmasından, film analizi çabalarının görüntünün resim dilinden ziyade öykü analizine yönelmesinden kaynaklanır. Oysa film medyumunun ne olduğundan, nasıl olması gerektiğinden başlayarak avangart hareketler tartışılmaksızın sinema tarihi, sinema akımları, sinema dönemleri ve sinemanın anlatım yapıları gereğince anlaşılmaz.

    Resim sanatına nispetle gelişen avangart hareketlerin karşı çıktıkları dil temelli anlatım geleneğinden beslenen ana-akım sinemasına nasıl yansıdığı, ne şekilde dönüştükleri soruları kitabın yörüngesini belirliyor. Söz konusu paradoksal ilişkinin yeniden sorgulanması, sinemanın tarihsel seyri içinde kendini nasıl belirlediği ve günümüzde hangi yöne doğru evirildiği sorularına ışık tutacaktır. Ayrıca bu zorlu görev, sadece sinemanın değil belki daha önce sanatın ne anlama geldiği, özellikle Batı’nın sanat anlayışının kendini neye nispetle belirlediği, tarihsel süreç içinde ne şekilde dönüştüğü sorularının muhakemesini de gerekli kılıyor.

    262,50350,00
  • Bekleme Salonu

    Zamanın behrinde şeytan, inanmış birine “Burada tam olarak ne yapıyorsunuz?” diye sorar. O inanmış kişi “Hiç! Bitmeyen bir hikâye anlatıyoruz. Evreni ayakta tutan bir hikâye. Anlatılmadığında hiçbir şeyin kalmayacağı bir hikâye. Biz buna inanıyoruz. Bu bir görevdir; birileri bu görevi muhakkak yapmalıdır. Bir el bizi sustursa dahi hikâye durmaz. Çünkü herkes susturulamaz. Bilmediğimiz uzak bir diyarda biri hikâyemizi anlatıyordur.” diye cevap verir. Bekleme Salonu, işte böyle bir hikâyenin sesini, mesajını duyuruyor. Bundan ötürü de güncele takılıp kalmıyor. Varmak istediği bir yer var Bekleme Salonu’nun, doğduğu bir yer olduğu gibi.

    180,00240,00
  • Beni Hikâyeden Çıkart

    Kitap, usta, dağ, zehir ve şifa kavramları etrafında insana, topluma, mekâna, nesneye dair; ‘değer’in anlamına, bu anlamın biricikliğine, yeniden ve yeniden kavranabilineceğine; böylece kendi oluşumuza, benliğimize, aidiyetimize dair uzamsal bir atmosfer oluşturan Beni Hikâyeden Çıkart; kurgusu, dili, düşündürüp duyumsattıklarıyla çekiciliğini hep koruyacak. İddiasız, abartısız güzelliğiyle zamanı aşacak.

    180,00240,00
  • Binbir Gündüz Masalları – I

    Keşmir, Kandahar gibi Afgan şehirleriyle Hindistan’da oluşmaya başlayan Binbir Gündüz Masalları; Isfahan, Bağdat, Basra, Musul, Şam, Kahire gibi Orta Doğu şehirlerine; Kazan, Tataristan gibi Orta Asya merkezlerine uzanan geniş bir coğrafyada oluşumunu tamamlar. Binbir Gündüz Masalları, Binbir Gece Masalları’na cevap niteliğinde, Keşmir Hükümdarı Turan Bey’in kızı Ferahnaz’ın erkeklere güvenmediğinden evlenmek istememesi üzerine dadısının bin bir gün süren anlatılarının toplamıdır. Binbir Gece Masalları’ndan sonra ortaya çıkan Binbir Gündüz Masalları da Doğu’nun ‘hikâye etme’ geleneğinin temelini oluşturur.

    Dünya edebiyatıyla Türk edebiyatında yüzlerce yıl sevilerek okunan Binbir Gündüz Masalları, klâsik edebiyatımızdaki benzerleri gibi iyi, güzel, doğru, yararlı ve sağlıklıyı içselleştirmiş kişilerle kurulacak bir toplum hedefler.

    225,00300,00
  • Binbir Gündüz Masalları – II

    Keşmir, Kandahar gibi Afgan şehirleriyle Hindistan’da oluşmaya başlayan Binbir Gündüz Masalları; Isfahan, Bağdat, Basra, Musul, Şam, Kahire gibi Orta Doğu şehirlerine; Kazan, Tataristan gibi Orta Asya merkezlerine uzanan geniş bir mekânda oluşumunu tamamlar. Binbir Gündüz Masalları, Binbir Gece Masalları’na cevap niteliğinde, Keşmir Hükümdarı Turan Bey’in kızı Ferahnaz’ın erkeklere güvenmediğinden evlenmek istememesi üzerine dadısının bin bir gün süren anlatılarının toplamıdır. Binbir Gece Masalları’ndan sonra ortaya çıkan Binbir Gündüz Masalları da Doğu’nun ‘hikâye etme’ geleneğinin temelini oluşturur.

    Dünya edebiyatıyla Türk edebiyatında yüzlerce yıl sevilerek okunan bu metinler, eski edebiyatımızdaki benzerleri gibi iyi, güzel, doğru, yararlı ve sağlıklıyı içselleştirmiş kişilerle kurulan toplumsal bir dokuyu hedefler.

    225,00300,00
  • Bul Beni Doktor

    Bul Beni Doktor, Türk öyküsünde taze bir soluk. Okur, Batı ve Doğu arasında bir yolculuğa çıkarken bir doktorun dünyaya bakışında mesleğinden nasıl unsurları kurgusuna sızdırdığına tanık oluyor. Hayatın ayrıntılarını gören, yeniden yorumlayan, hiçbir olayı sessizce kabul etmeyen güçlü öyküler okurunu bekliyor.

    75,00100,00
  • Dede Korkut Hikâyeleri

    Türkçenin hikâye etme geleneğinin en başında Dede Korkut Hikâyeleri vardır. Bu metinlerin dili ve anlatımı; bugün, yarın ve uzak gelecekte önemini yitirmeyecek. Somuta dayalı bir medeniyet ve yaşayış biçiminden, soyut kavram ve varlıkların (melek gibi) fazlaca bulunduğu yeni bir medeniyete geçişin izlerini taşıyan Dede Korkut Hikâyeleri, sancılı olması kaçınılmaz görünen söz konusu sürecin yeni kavram ve düşünce biçimini, uzak gelecekte dahi hayranlıkla okunacak zarif ve dâhiyane tahlil ve çözümlerini içeriyor. Son zamanlara kadar Dede Korkut Hikâyeleri’nin özgün nüshalarının Vatikan’la Dresten’te bulunduğu biliniyordu. Oysa yeni bir özgün nüsha bulundu. Elinizdeki kitap, daha önce bilinen iki nüshadaki on iki hikâyeye, yeni bulunan Türkmensahra nüshasının bir önsözüyle bir hikâyesi eklenerek oluştu. Böylece elinizdeki kitaptaki hikâye sayısı, on üçe çıkmış oldu. Türkmensahra nüshasındaki önsöz, kitabın sonuna, Türkmensahra nüshasının sonundaki hikâye, diğer nüshalardaki on iki hikâyenin ardına eklenerek Dede Korkut Hikâyeleri’nin bütüncül hâli böylece derlenmiş oldu.

    187,50250,00
  • Divanını Yakan Şair

    Sözü fâilâtün, fâilâtün, fâilün kalıbıyla, on dördüncü yüzyıl Bursa duyarlığıyla besleyen Mehmed Arif, O’nun adı ile/O’nun adına başlar şiir söylemeye. Anadolu’nun sözünü, Rumeli’nin feryadını ilmek ilmek Üsküp’te dokuyup Bâki misali hoş bir sadâyı gök kubbeye emanet eder şair. Darası alınmış, bedeli ödenmiş söyleyişlere yürek vermek gerekir.

     

    yaşamakta acemiyiz

    velakin biliriz bölüşmeyi

    orta yerinden ayırır gibi

    somun ekmek denen yüreğimizi

     

    “Bir diri bilincin şiirleridir Mehmed Arif ’in dizeleri.” Asım Gültekin

    150,00200,00
  • Eve Gitmeyen Yollar

    Kişilerin yaşadığı hayatın derin bir yanılgı içinde olduğunu fark etmeleriyle başlayan maceralarına odaklanan Eve Gitmeyen Yollar, yanlış hayatların yalnızlığa gömülen kahramanlarının kendileriyle, hayatla yüzleşme çabasını anlatıyor. Ayrılık anları kitabın temel izleğini oluşturuyor.

    150,00200,00
  • Geleceği ile Türkiye

    Tarihî, kültürel bağlamıyla söz, ruh taşır. Çağrışımlarıyla sağaltıcı, düşündürdükleriyle diriltici bir etkiye sahip böyle bir sözün, deyişin hem derinliği hem de zamanı aşan bir ömrü vardır. Ancak kelam, varoluş bağlamından kopar, sadece bir iletişim aracına dönüşürse geçmiş-gelecek bağını da yitirir. Böylesine sözlerle beslenen dikkat; ânın tadını çıkarıp ânda bir imaj olarak görünme peşindedir artık. Geçmiş ile gelecek kavranamayacak kadar yabancılaşır gündeme. Oysa reflekslerden kurtulmuş bir tecessüsü, yazgıyı sezen bir sorumluluğu, geleceği kuran bir dikkati gelişmeli aydınımızın, toplumumuzun.

    Geleceği ile Türkiye ülkemizle dünyanın kültürel kaosu, son zamanlarda herkesin dilediği gibi yorumladığı z kuşağı, haz, Türk kanonu, Türkiye fütürizmi, Türkiye neşvesi, sanatın ve siyasetin tabiatı gibi kültürel, siyasal ve toplumsal konularla geleceğe dair yaşamsal alanları endişeli ve çekincesiz, hesapsız bir dikkatle gözden geçiriyor: Sözü/kelamı, özgün varoluş bağlamıyla duymaya çağırıyor.

    142,50190,00
  • Gri Otobüs

    Boyaları sulara dökülen eski, paslı, küçük bir gemiyle vaat edilmiş topraklara demirlemek üzere yola çıkan iki kız babasının, düzgünce katlayıp cebine koyduğu aile anılarının Adriyatik Denizi’nin tuzlu suyunda, o yabancı ülkeye varamadan dondurma gibi erimesiyle kalkan Gri Otobüs, birbiriyle izlek akrabalığı kuvvetli on dokuz öyküyü anlatıyor.

    Keskin dikkati, ince duyarlığıyla yaşamın sıradanlığıyla aykırılığını daha çok da uzlaşmaz, benzeşmez yanlarımızla bulduğumuz kişiliğimizi yakalayıp akıcı diliyle anlatan Nada Dosti, Türk okurunun yüreğinde uçsuz bucaksız vaad edilmiş topraklar edinecek.

    142,50190,00
  • Gülme Teorileri

    Gülme ve komik konusuna teorik yaklaşan düşünürlerle sanatçıların meseleyi, felsefi yaklaşımların dışında, ağırlıklı olarak tiyatro oyunları çerçevesinde ele alıp anlamlandırmaya çalıştıkları görülmektedir. Gülme Teorileri, sinemanın gülmeyle komikliğe tragedyayla drama nispetle çok daha karmaşık ve derin bir zemin hazırlayan tabiatının yeniden muhakemesini gerektiren, daha önce fark edilmemiş sorularla imkânlara işaret etmektedir. Gülme teorilerinin zayıf yanlarının, hatta bazı kesinlik ifade eden yargılarının filmin zengin ifade imkânları içinde yeniden sorgulanıp zenginleştirilmesi gerekmektedir.

    Gülme Teorileri, Antik Yunan’dan günümüze değin öne çıkan düşünürlerle sanatçıların gülme, komik ve komedi anlayışlarını çeşitli açılardan değerlendirip tartışmaya açıyor. Bu kitap, ifadeye kavuşturulan teorik ve estetik sorular/sorunlar çerçevesinde, komedinin hem tiyatro hem de film düşüncesi ve estetiği bağlamında ihtiyaç duyulan araştırma, sorgulama ve muhakeme zemininin oluşmasına katkı sağlayacak, yeni arayışlara kapı aralayacaktır.

    120,00160,00
  • Güneşe Yakın

    Müberra Karadayı, ilk oluş hayretini koruyan şiirlerde soluklanıyor. Güneşe Yakın, insicamın heyecanıyla gölgelendiğimiz hayatın ortasında demlenerek zaman zaman derin çığlığa, sahibini bulmak üzere yankıya dönüşüyor. Söyleyememenin derdini, yükünü ses kefareti olarak yol azığına katıyor. Güneşe Yakın’da başakların hizasına, incirin doğurganlığına, kelebeklerin zamanda asılı bıraktığı sessiz koroya tanık olacak, denize çıkan patikaların adımlarınıza eşlik ettiğini duyumsayacak, zerreciklerin güneşe, ille güneşe dönük eşsiz seyrine katılacaksınız.

    142,50190,00