İndirimli Kitaplar

Toplamda 112 kitap listelendi.

  • İnsan Neden Hikâye Anlatır

    İnsan neden hikâye anlatır, meselesi kadim zamanlardan beri cevabı aranan meselelerden. İnsan bu soruyla ayakta kalabiliyor. Bulduğumuz cevaplarla sorunun kendisiyle ilgilendiğimiz kadar ilgilenmemiş, nihayet hikâyemiz kadar varolmuşuz.

    Anlatmaya bağlı metinler “kurmaca” diye anılmaya başlandığından beri hikâye, belirsizleşmeye başlar. İçinde toplumların nefeslendiği hikâyeyi hatırlamak önemli/gerekli bir hâl alır bu yüzden. Metinlerden uzaklaşan hikâyenin peşine düşmenin, onu iyice hatırlama çabasının ürünü bu kitap, deneyimli hikâye anlatıcılarıyla kuramsal bağlamda hikâye üzerine düşünen yazarların metinlerini harmanlıyor. Kitaptaki yazılarda, İnsan Neden Hikâye Anlatır, sorusu merkeze alınarak hayata, hikâyenin işlevlerine, anlatmanın zorunluluğuna, anlatmanın binbir yoluna, hayatı kavrama biçiminde hikâyenin rolüne, büyük hikâyeyi oluşturan küçük hikâyelere, kıssalarla masalların açtığı dünyaya, hikâyenin manevî boyutuna, postmodern toplumda, dijital dünyada hikâyenin durumuna, sese, resme, göçmenliğe, hikâyenin fantastik yapısına değiniliyor. Hikâyenin serüveni elbette bu metinlerin anlattığından ibaret değil. Ancak kitabın anlatma tarzımızı zenginleştireceği muhakkak.

    165,00220,00
  • İslamcıların Devlet Tartışmaları

    Batı siyasal düşüncesiyle İslamî siyasal düşünce arasındaki uyumsuzluk Tanzimat yıllarından beri tartışılagelmiştir. Siyasal literatürümüzü zenginleştiren bu tartışmaların Türkiye İslamcılarının siyasal kavrayış evrenini etkilememesi; yeni yaklaşım, deneyim, gözlem ve pratiklerle beslenerek, güncellenerek zamanımıza değin sürmemesi beklenemez.

    İslamcıların Devlet Tartışmaları’nda, 1980-2000 yılları arasında İslamcıların yayımladığı dergilerde Batı siyasal deneyim ve aklının ürettiği ulus, ulus devlet, egemenlik, laiklik, demokrasi gibi kavramla Türkiye İslamcılarının millet, ümmet, şûrâ, İslam devleti, hilafet… gibi kavramlarla karşılık aramalarıyla kendi aralarındaki siyasal tartışmalar inceleniyor.

    225,00300,00
  • Jenny Marx

    Friedrich Engels, Jenny Marx’ın mezarı başında şunları söyler:

    “Böylesine keskin bir zekâya sahip bir kadın, eleştirel bir akıl, siyasi olgunluk, büyük bir enerji, coşkun bir karakter ve yoldaşları için her şeyini vermeye hazır bir cömertlik çok az bulunur. Devrimci harekette neredeyse kırk yıldır etkin olduğu hâlde, gösterişe kapılmayan, kamuoyu önüne fırlamak için heveslenmeyen, dönemin gazete yıllıklarının bahsetmediği bir kadındır o… Onu, herkesin bizzat tanıması gerekirdi. Şunu kesinlikle biliyorum: Ülkelerini terk etmek zorunda kalan Komün 1871 Paris Komünü mültecilerinin kadınları onu hep anacaklardır. Bizlerse onun nesnel ve akıllı tavsiyelerini hep özleyeceğiz. Nesneldi ama övünmezdi, akıllıydı ama affederken bile onurundan hiçbir şey kaybetmezdi…”

    Jenny Marx’ı bizzat tanımayanlara Françoise Giroud’nun anlatacakları var.

    120,00160,00
  • Kâinâtın Ritmi

    Görüşün imajlara hapsolduğu bir dönemde kulağa dair; duymak, işitmek ve hissetmeye dair bir kitap Kâinatın Ritmi: Ses Nefes ve Müzik. On beş yazarın sükûnetle müzikten yola çıkarak insanın kendi sesini, dolayısıyla kişiliğini bulma çabasının nasıllığı kitabın ele aldığı temel mesele.

    Ruhun varoluş âhengi hissettiği ânları, farklı yazarların birikimlerinden derleyen kitap, oluşumundaki çok sesliliğinden dolayı farklı dikkatlerle okumaya da imkân veriyor. Sesin ve nefesin sağaltıcı, diriltici etkisi; bazen sınırlar çizen bazen de sınırları yok eden müziğin gücü, birlikte duyumsanmaya çalışılıyor.

    Müziği notalardan ibaret zannedenler yanılıyor,
    dili kelimelerden ibaret zannedenler de öyle…
    Müzik notalarla, yazı kelimelerle arayıp bulduğu,
    derinleştirip ifadeye kavuşturduğu anlamlardan inşa oluyor.

    52,5070,00
  • Kalanlara

    Sesin, söyleyişin, tınının izini sürüyor; bu izleğin söyleyiş güzelliğini duyumsatıyor Kalanlara. Bu yüzden kitap, sesimizde gizlenen kimliği kuşaklar boyu taşıyacak.

    Naif öykü kişilerinin zaman zaman gürlek bir naraya dönüşen iç konuşmaları, mekânın keskin bir dikkatle sıra dışılaşması, zamanın tarihe çarpar gibi Rodop Dağları’nda yankılanışı, yaşananla kurgu arasındaki ayrımın yitimi… Ama hep harften mi, heceden mi oluştuğunu bilmeyen fakat yine de büyüyünce kelime olmak isteyen sıra dışı kahramanların dilin, kültürün ahengine tutunma çabaları ‘simsiyah bir teselli olur belki kalanlara’.

    150,00200,00
  • Kayıp Nüsha

    Sırat köprüsünde intihar mı var?
    Kapanmaz taziye çadırı dünya
    Sırasız ölümler hüzne bahane
    Sayamam seni bir çiçekten anne
    Öperek sökersin ateşini yavrunun
    Hepsi hayal hepsi toprak hepsi hikâye

    Kayıp Nüsha, aslolanın aramak olduğunu imleyen ve yolun ancak bir buluşun bizi başka bir buluşa götürmesiyle çizileceğini işaret eden şiirler toplamı. Kayıp Nüsha’da şair, somut hayatı, şiirden yarattığı dünyayla çarpıştırırken okuyucunun gerçekliğin sınırlarını zorlamasını sağlıyor. Önder Öztürk’ün ilk şiir kitabı olan Kayıp Nüsha ölüm, hayat, çirkinlik, umutsuzluk gibi evrensel temaların yanı sıra otopsi raporu, apartman boşluğu gibi spesifik temalara da değinerek hayatın bütünlüğünü ve bölünmezliğini sorgulatıyor.

    90,00120,00
  • Kehanetin İlk Günü

    Kehanetin İlk Günü, mitolojik çağlarda başlayıp günümüze değin uzanan bir intikam hikâyesinin izini sürüyor. Bir taraftan bu hikâyenin nasıl yazıldığıyla neden yazıldığına odaklanan anlatıcı, güncel ve sıcak konuları da bu mecra üzerinden sorguluyor. Kadim zamanlarda Yuşa’nın merakla çıktığı bir yolculukta tuttuğu notlar, yüzyıllar sonra küçük bir batı Anadolu kasabasında hayatın içinden ortaya çıkıyor.

    Akif Hasan Kaya, Kehanetin İlk Günü’nde, iyiyle kötülüğün mücadelesini, iç içe geçmiş capcanlı insan hikâyeleriyle birleştiriyor. Böylece ortaya çıkan masalsı dil okuyucuyu, anlatılanlara katılmaya çağırıyor.

    195,00260,00
  • Kelile ve Dimne

    Kelile ve Dimne’nin birçok sadeleştirmesi yayımlanmıştır. Kitabın genelde bir fabl ve masal kitabı gibi algılanmasına sebep olan bu yayınlardan dolayı Kelile ve Dimne’nin çocuk hikâyeleri/masalları olduğuna dair noksan kanı giderek bu yüzden yaygınlaşmıştır. Oysa Kelile ve Dimne, İÖ 100’lerden günümüze ulaşan, özellikle hükümdarlar, yöneticiler ve devlet teşkilatının önemli bürokratları için çok iyi hazırlanmış Doğu siyasetnâme geleneğinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Metinde bir anlatım tekniği olarak kullanılan fabllar, çocuklar için çok yararlı kurgusal metinlere dönüştürülebileceği gibi özgün metnin mesajının ve yazılış amacının büyüklere, özellikle de siyasî büyüklere, iktidarın ve siyasetin tekinsiz labirentlerinde yol göstermek olduğu unutulmamalıdır.

    Elinizdeki Kelile ve Dimne herhangi bir seçme, kısaltma, ayıklama yapılmaksızın kitabın özgün yapısı ve dokusu korunarak günümüz Türkçesine aktarılmıştır.

    Bu yüzden şimdiye değin yayımlanan Kelile ve Dimne çalışmalarından ayrılır.

    187,50250,00
  • Kibrit

    Edebiyatın gücünü, hikâyelerin büyüsünü, bilgi katmanları arasında kaybolmayan sözlü geleneğin izlerini sürüyor; hikâyeler anlatan nineleri, aya düşen bebekleri, abdalları, usta-çırak ilişkilerini masalsı bir dille anlatan Kuddusi Demir, coğrafyamızın hikâyelerinin benzerliğini birçok öykünün alt metni olarak sunuyor.

    Sözlü kültürle yazılı kültürün bir aradalığına tanık olurken insanımızın ferasetini, irfanını Kibrit’in on sekiz öyküsünde görebiliriz. Hikâyelerde; yaşayan, nefes alan ayrıntılar, bu toprakların kadim geleneği hikâyenin pes etmeyeceğini kanıtlıyor.

    97,50130,00
  • Kitabın Ortası

    Kitabın Ortası, bir tür modern Hikmetler Kitabı. Oysa fazla vakti olmayan insanların yaşadığı şu çağda yazılsa yazılsa bir Kitab-ül İblis yazılabilir ve insan da bu kitabın en nahif paradoksu, en çarpıcı aforizması olurdu. “Şeytanın gör dediği” türden paradokslarla dolu hayatın zihnimize düşürdüğü aforizmaların toplandığı bu kitap, şaşkın, üzgün, bezgin, somurtkan ve umutsuz modern okur-yazarların çelişkilerine ışık tutuyor. Hakikati nefs emniyeti ve kafa konforu içinde arayan riyakâr, uyuşuklar değil bu sözlerin muhatabı. Bu kitap, her dâim yolda olan nitelikli okurunu arıyor.

    Bu kitaptaki aforizmalar, rikkat ve dikkat sahibi okurlar için metinlerarasılıklarla kuramsal göndermeler içeriyor. Kitabın her sayfasında beş aforizma yer alıyor ve bu aforizmalar hangi dilde üretildiyse o dilde yani orjinal şekliyle paylaşılıyor. Umulur ki aylak ve nitelikli okur, en azından birini işaretlesin.

    150,00200,00
  • Kitâbül’l-Menâzır (Optik)

    Deneyleriyle ve karanlık odayı icat etmesiyle modern fen bilimlerinin öncüsü olan İbnü’l-Heysem, Euklides ile Ptolemaios’u yepyeni bir temele oturtmuştur. Onun estetik anlayışı, yaşadığı dönemin kültürünün bir temsilcisi ve yorumcusu da olduğunu gösterir. Optik teorisiyle Batı bilimine damgasını vurmuş, ondan yola çıkıp bir adım ötesine geçen Kepler ve Galilei’yi derinden etkilemiştir. Başyapıt olan optik kitabı Kitâbü’l-Menâzır’ın yüzyıllarca Latince Perspectiva adını taşıdığı ve ancak Friedrich Risner tarafından çevrildikten sonra ‘görsel algı öğretisi’ne de adını veren Yunanca, Optik adıyla yayımlandığı, bilim tarihi dışında unutulmuştur.

    1028’de yazmaya başladığı Kitâbü’l-Menâzır ya da Optik’te, fizik ve matematiğin bir sentezini oluşturmaya çalışan İbnü’l-Heysem, matematik ile ampirik gözlem arasındaki uçurumu kapatmayı amaçlar. Nitekim antikçağın görme teorisini yeni bir temele oturtur ve bu teorideki çelişkileri çözer. Ona göre ışık, fiziksel bir varlığa sahiptir ve algımıza hükmediyordur. Çünkü ışık ışınları, deneyleriyle kanıtladığı gibi, matematiksel olarak hesaplanabiliyordu. İbnü’l-Heysem, Kitâbü’l-Menâzır’ın birinci kitabında algının genel özelliklerini, ikincisinde özel koşullarını, üçüncüsünde kusurlarını ele alır.

    Kitâbü’l-Menâzır, muhtemelen 1200 civarında İspanya’da De Aspectibus ve Perspectiva adlarıyla Latinceye çevrilmişti.

    Hans Belting

     

    … gerçekten de ışık üzerine bilimsel düşünceler Ortaçağ’a İbnü’l-Heysem’in X. yüzyıl ile XI. yüzyıl arasında yazılmış De Aspectibus’u veya Perspectiva’sı aracılığıyla ulaşır.

    Umperto Eco

     

    Kitâbü’l-Menâzır’ın Batı’nın ilim dünyasını ve sanat nazariyatını –en azından resimde perspektifin kurumlaştırılması planında– etkilemesine rağmen aynı etkiyi İslâm dünyasında ve sanatında göstermemesi bu iki âlemdeki farklı anlayışa, olgu ve olaylara tâbidir.

    Ömer Lekesiz

    375,00500,00
  • Kırk

    Kırk, şairin dördüncü kitabı. Tekâmül yürüyüşünde artık durduğu yeri bilen bir sesle yazılan şiirler var karşımızda. Durduğu yer, insanın ben olma hikâyesinin, biz olmaya evrildiğini anladığı anda oluşan bir evren. Kişinin kendi bütünlüğünü kurtarabilmesinin ise ancak gölgeleriyle yüzleşerek ama onlarla çarpışmadan, sadece akıp gideni anlamaya çalışan bir teslimiyetle mümkün olduğunu işaret ediyor. Şair, Kırk’ta, denizi kışkırtan gemilerin karşısına, şiirini koyuyor.

     

    sahip bir ad vermedin hala sırtımdaki mühre

    bu eşkalsiz zamanı daha ne kadar taşımalıyım

    çile katından mı bu kusur bu bulaşık öğe

    benzedikçe size göğe benzemiyor yüzü artık çocukların

    127,50170,00
  • Kırk Vezir Hikâyeleri

    Dilimiz, kültürümüz, edebiyatımız çok uzun, kadîm ve zengin bir birikime sahip hiç kuşkusuz. Ancak kültürel birikim ve zenginliğimiz, günümüzde yeterince dolaşımda ol(a)madığından edebî varlığımız, gayrimenkul zenginin nakdi olmadığından fakirlik çekmesine çok benziyor… Pruva Yayınları, özellikle anlatma geleneğimizin ilk halkalarından sayılan üstelik yüzlerce yıl evvel çeşitli Batı dillerine defalarca aktarılan Kırk Vezir Hikâyeleri’ni, Uppsala Nüshası’nın harekesiz metninden günümüz Türkçesine kazandırıyor. Mehmet Dursun Erdem’in bilimsel titizliğiyle günümüz Türkçesine aktarılan eser; bilimsel metinleri kuru, bıktırıcı üslûbuyla öğretme amacının dışında sanatsal niteliklerini koruyor.

    Kırk Vezir Hikâyeleri’nde padişahı ikna etmek, kendi iddialarını ispatlamak, istedikleri gibi düşündürmek için kırk gün, kırk bilge vezirin anlattığı hikâyelere karşı hanım sultanın anlattığı toplan seksen hikâye bulunuyor. Hikâyelerde doğu insanının zekâsı, düşünme biçimi, kurgulama yeteneği, anlatma teknikleriyle davranış biçimleri, ‘değer verme’ anlayışı etkileyici bir atmosfer oluşturuyor.

    240,00320,00
  • Kırmızı Işık

    Kırmızı Işık, yol metaforu üzerinden hayatın ortasında sıkışıp kalan; hareket edemeyen, kaçamayan insanlarla hayatın farklı alanlarında birbirleriyle yüzleşen insanlara dikkat kesiliyor. Asude Akman Sönmez’in öykü karakterleri her gün selamlaştığımız kapı komşularımız gibi. Yazarın çizdiği kurgusal düzlem, o tanıdık dünyada süren hayatımızda farkına varamadığımız detaylarına, inceliklerine dikkat kesiliyor.

    150,00200,00
  • Köktürkçe

    Türkçenin bilinen en eski yazılı metinlerinin incelendiği Köktürkçe, dil mirasımızı anlama çabasının ürünüdür. Atalarımızın düşünce, his, hayal ve öngörüleriyle gelecek kuşaklara tavsiyelerini, zamanımıza değin taşıyan Bengü taşlardaki metinler üzerine çalışmak, hiç şüphesiz, geleceğe ilişkin sosyokültürel tasarımlar, atılımlar yapma isteğinin sonucudur.

    Binlerce yıl göçer yaşayan; çadırını toplayıp gittiğinde geride, atlarıyla sürülerinin izinden başka hiçbir şey bırakmayan bir medeniyet, neden -hayat algısına aykırı düşecek bir biçimde- taşa yazı yazsın? Kendini tabiatın bir parçası görüp taş(tan) medeniyetlerden uzak durmayı seçen atalarımız, neden taşlara kalıcı yazılar yazmış olabilir? Hiç kuşkusuz Bengü taşlardaki sözleri anlamamız; bu sözler üzerine derinlemesine düşünmemiz ve bu sözleri biteviye yorumlamamız gerekir.

    Köl Tegin, Bilge Kağan, Tuñukuk Bengü taşlarının tamamının incelendiği Köktürkçe’de, Bengü taşların orijinal metinleri, transliterasyonu, transkripsiyonu, Türkiye lehçesine aktarımı yapıldıktan sonra, okuma farklılığı gözlenen cümlelerin şimdiye kadar Bengü taşları neşredenler tarafından nasıl okunduğu ve anlamlandırıldığı sıralanıyor. Daha sonra kelimelerin kök-ek ayrımları yapılarak kelimelerin etimolojik açıklamalarına yer veriliyor. Bu açıklamalarla birlikte kelimelerle eklerin tarihî ve çağdaş lehçelerdeki gelişimleri de gösterilmeye çalışılıyor.

    45,0060,00
  • Kuşlarla Bir Hatıra

    Türk şiirinin kadim duyarlığını iki ayrı formda günümüze taşıyan Kuşlarla Bir Hatıra, anlam ve ahengi aynı anda gözeten şiirlerden oluşuyor. Türkçenin şiir geleneği, bu kitaptaki dizelerle yeni bir ses ve söyleyiş tarzı kazanıyor.

    Hayır yenilmedik deme

    Güneşler yenilginin nizamından doğar

    Ve nasıl kutsaldır

    Çaresizler meydanına açılan pencerede

    Bir gül vaadine yönelmiş intizar

    150,00200,00