İndirimli Kitaplar

Toplamda 112 kitap listelendi.

  • Eli Kulağında

    Şair, elini kulağına atıyorsa durup dinlemek lazım gelir. Söyleyecek birikmişi vardır çünkü. Celâl Fedai de uzun sayılabilecek bir aradan sonra yeni şiir kitabıyla çıkıyor okurunun karşısına. Önceki şiir kitaplarında terennüm etmeye başladığı bir türküyü yeni bir makam ve formda sürdürüyor. Öyle ki bu kitapla birlikte müzikteki durakları daha net şekilde duyabiliyoruz. Bu, salt biçimle alakalı bir durum da değil üstelik. Şairin öteden beri savunageldiği neoklasik söylemin kıvamını bulmasıyla ilgili.

    Eli Kulağında’nın iç dikişi, klâsik. Buradaki klâsizm Fedai’nin poetik metinlerinde ötedenberi açık etmeye çalıştığı hataya düşmüyor. Tenevvü, metnin muhtevasından neşet ederek söyleme biçimine değin uzanıyor. Kitabı, ulu akrabalarının arasına sokacak olan da tam olarak bu: Derin bir yakarış…

    “En güzel yalvaran kullarındandır şairler
    Yalvarmadaki izzet nedir onlar bilirler.
    Benim için konacak yalın var kuşkum yok
    Yalvarmam odur ki artık bana taşın yok.”

    75,00100,00
  • Endülüs’te Aşk

    700’lerin İber Yarımadası’nda köleleri ve köle isyanlarını anlatan Endülüs’te Aşk, bir özgürlük romanı.
    Kölelik kurumu ve kölelerin hayatı… Köle isyanları; asîlerin düzensiz direniş birlikleri, bu birliklerin varoluş ve özgürlük mücadeleleri romanın olay zincirini oluşturuyor. Süreç içinde bir orduya dönüşen direniş birlikteliğinin Tarık bin Ziyad’ı nasıl karşıladığı… Tarık bin Ziyad’ın nasıl bir coğrafyayı kuşatıp fethettiği gibi önemli bir ayrıntılar, çatışmalar ve gerilimler üzerine kurulan roman, anlattığı olaylarla İber Yarımadası’nda Endülüs’ün doğumunu müjdeliyor.

    105,00140,00
  • Eve Gitmeyen Yollar

    Kişilerin yaşadığı hayatın derin bir yanılgı içinde olduğunu fark etmeleriyle başlayan maceralarına odaklanan Eve Gitmeyen Yollar, yanlış hayatların yalnızlığa gömülen kahramanlarının kendileriyle, hayatla yüzleşme çabasını anlatıyor. Ayrılık anları kitabın temel izleğini oluşturuyor.

    150,00200,00
  • Geleceği ile Türkiye

    Tarihî, kültürel bağlamıyla söz, ruh taşır. Çağrışımlarıyla sağaltıcı, düşündürdükleriyle diriltici bir etkiye sahip böyle bir sözün, deyişin hem derinliği hem de zamanı aşan bir ömrü vardır. Ancak kelam, varoluş bağlamından kopar, sadece bir iletişim aracına dönüşürse geçmiş-gelecek bağını da yitirir. Böylesine sözlerle beslenen dikkat; ânın tadını çıkarıp ânda bir imaj olarak görünme peşindedir artık. Geçmiş ile gelecek kavranamayacak kadar yabancılaşır gündeme. Oysa reflekslerden kurtulmuş bir tecessüsü, yazgıyı sezen bir sorumluluğu, geleceği kuran bir dikkati gelişmeli aydınımızın, toplumumuzun.

    Geleceği ile Türkiye ülkemizle dünyanın kültürel kaosu, son zamanlarda herkesin dilediği gibi yorumladığı z kuşağı, haz, Türk kanonu, Türkiye fütürizmi, Türkiye neşvesi, sanatın ve siyasetin tabiatı gibi kültürel, siyasal ve toplumsal konularla geleceğe dair yaşamsal alanları endişeli ve çekincesiz, hesapsız bir dikkatle gözden geçiriyor: Sözü/kelamı, özgün varoluş bağlamıyla duymaya çağırıyor.

    142,50190,00
  • Grafen Bulut

    Grafen Bulut, insanın çelişkilerine dair bir dizge oluşturuyor. Yazar, insanın bu çelişkilerini derinlemesine bir dikkatle anlatıyor. Teknolojik gelişmelerin izlerini öykü formunu bozmadan, bilim kurguya yaklaşmadan, bilimin edebiyata sunduğu imkânları kullanarak aktarıyor. ‘İnsanî oluş’un ustalıkla öyküleştirildiği metinlerde yazar, bilimin bir edebiyat nesnesine dönüşmesinin yollarını arıyor. Öykü kişilerinin bilim insanlarından seçilmesi, onların gündemlerindeki insanî durumların öyküleştirilmesi çelişkileri, hesaplaşmaları, arada kalmaları da beraberinde getiriyor. İnsanın iç çelişkilerinin ayırdına başarıyla eğilen Ali Güney, çelişkilerin ayrıntılarına okurunu hakem kılıyor.

    Grafen Bulut’un öykü kişileri, hayatı ıskalamaktan tedirgindir: Ancak yine de coşkulu kimselerdir; mızmız, bedbin, karamsar değillerdir. Hayata bağlıdırlar; hatta delicesine yaşamaya can atarlar. Kırılmış, parçalanmış dünyalarında başarısız olduklarını hissettikleri ânlarda dahi dile, öyküye tutunurlar.

    75,00100,00
  • Gri Otobüs

    Boyaları sulara dökülen eski, paslı, küçük bir gemiyle vaat edilmiş topraklara demirlemek üzere yola çıkan iki kız babasının, düzgünce katlayıp cebine koyduğu aile anılarının Adriyatik Denizi’nin tuzlu suyunda, o yabancı ülkeye varamadan dondurma gibi erimesiyle kalkan Gri Otobüs, birbiriyle izlek akrabalığı kuvvetli on dokuz öyküyü anlatıyor.

    Keskin dikkati, ince duyarlığıyla yaşamın sıradanlığıyla aykırılığını daha çok da uzlaşmaz, benzeşmez yanlarımızla bulduğumuz kişiliğimizi yakalayıp akıcı diliyle anlatan Nada Dosti, Türk okurunun yüreğinde uçsuz bucaksız vaad edilmiş topraklar edinecek.

    142,50190,00
  • Gülme Teorileri

    Gülme ve komik konusuna teorik yaklaşan düşünürlerle sanatçıların meseleyi, felsefi yaklaşımların dışında, ağırlıklı olarak tiyatro oyunları çerçevesinde ele alıp anlamlandırmaya çalıştıkları görülmektedir. Gülme Teorileri, sinemanın gülmeyle komikliğe tragedyayla drama nispetle çok daha karmaşık ve derin bir zemin hazırlayan tabiatının yeniden muhakemesini gerektiren, daha önce fark edilmemiş sorularla imkânlara işaret etmektedir. Gülme teorilerinin zayıf yanlarının, hatta bazı kesinlik ifade eden yargılarının filmin zengin ifade imkânları içinde yeniden sorgulanıp zenginleştirilmesi gerekmektedir.

    Gülme Teorileri, Antik Yunan’dan günümüze değin öne çıkan düşünürlerle sanatçıların gülme, komik ve komedi anlayışlarını çeşitli açılardan değerlendirip tartışmaya açıyor. Bu kitap, ifadeye kavuşturulan teorik ve estetik sorular/sorunlar çerçevesinde, komedinin hem tiyatro hem de film düşüncesi ve estetiği bağlamında ihtiyaç duyulan araştırma, sorgulama ve muhakeme zemininin oluşmasına katkı sağlayacak, yeni arayışlara kapı aralayacaktır.

    120,00160,00
  • Güneşe Yakın

    Müberra Karadayı, ilk oluş hayretini koruyan şiirlerde soluklanıyor. Güneşe Yakın, insicamın heyecanıyla gölgelendiğimiz hayatın ortasında demlenerek zaman zaman derin çığlığa, sahibini bulmak üzere yankıya dönüşüyor. Söyleyememenin derdini, yükünü ses kefareti olarak yol azığına katıyor. Güneşe Yakın’da başakların hizasına, incirin doğurganlığına, kelebeklerin zamanda asılı bıraktığı sessiz koroya tanık olacak, denize çıkan patikaların adımlarınıza eşlik ettiğini duyumsayacak, zerreciklerin güneşe, ille güneşe dönük eşsiz seyrine katılacaksınız.

    142,50190,00
  • Hayatın Uğultusu Dışında

    Sedat Anar, daha önce yürünmemişi yürüme çabasıyla Hayatın Uğultusu Dışında kalmayı seçen, kendi sesini dünyanın farklı kültürlerinde, coğrafyalarında arayan ve bulan, güncel dizgeye metelik vermeyen sıra dışı kişilerin Portrelerini kendi ses, deyiş ve ahengiyle aktarıyor.

    135,00180,00
  • Her Şeyi Bilenim

    Öykü kişileriyle öyküler boyu sürdürdüğü ilişkileriyle, öykü içinde öykü kuramını; yazar-kaza-kader bağlamında tartışmasıyla, bir iki cümleyle insan ruhunun derinliklerine inivermesiyle; ince, naif ve dolaysız anlatımıyla öykülerini, türün sınırlarını genişleterek kuruyor Mustafa Mestûr.

    Her Şeyi Bilenim iyi, güzel, doğru ve yanlış sınırını yeniden düşündürecek okura.

    75,00100,00
  • Herkese Biraz Bahar Gerek

    Dijital görsel kültürle öne çıkan kavramlara, bu kavramlar etrafında dönüşen, dönüşeceği düşünülen toplumsal yapılara dikkat çeken Herkese Biraz Bahar Gerek, karanlık bir atmosferi içermekle birlikte blokzincir teknolojisi, büyük veri, yapay zekâ, dijital eşitsizlik, dijital toplumsal kast sistemi, nesnelerin interneti gibi kavramlar etrafında odaklanıyor. Farklı çerçeveden meseleleri konu edinen öyküler, teknolojik temaların yanında eşitlik, toplumsal adalet gibi konuları da içeriyor. Öykü mekânlarının zenginliği, işlevselliği, sinematografik ve katmanlı anlatımıyla kitap, yeni ufuklar açıyor.

    112,50150,00
  • Hücreden Sızan

    Avrupa’da yaşayan Türkler, uzun yıllar önemli olayların, önemli hikâyelerin içinde buldu kendilerini. Bazen kahramanı, bazen izleyicisi oldular Avrupa’da geçen zamanın. Ama şimdiye değin yaşadıklarını, düşündüklerini, hissettiklerini yazmaya, paylaşmaya ne vakit, ne dil bulabildiler. Avrupa’nın üçüncü kuşak Türkleri, hikâyelerini anadilleriyle anlatmaya başlıyor: Hücreden Sızan, böyle bir dil, anlam ve vakit arayışının ürünü.

    İnsan, dünyaya ilk merhaba deyişiyle bir dertle kaynar. Bu derdin ayırdına varmadan yaşar bir müddet. Sonrasında hatırında kalan her ayrıntının görüntüsü canlanır zihninde. Gittiği her yere götürür zihnî ayrıntılarını. Beraberinde taşıdıklarıyla bakar gökyüzüne. Gökyüzü, zihninde asılı kalan hatıraları canlandırır. Hücreden Sızan, geçmişin izini takip ederek, dilsiz tanıkların, gökyüzündeki siluetlerin, denizde yüzen kırmızı pabuçların, içeridekilerin, dışarıdakilerin hikâyeleriyle doğan yeni güne merhaba diyor.

    75,00100,00
  • İ Hâli

    Serdar Kacır, İ Hâli’yle insan olmanın hâllerini, bu hâllerin insana yüklediklerini mistik ve idealist bir şiir diliyle sunuyor. Şehir hayatının ilişkilerde, insanın ‘kendi’ olma mücadelesinde nasıl büyük boşluklar oluşturduğunu, her kadının, erkeğin ve çocuğun dünyasından geçerek bir yere varma hedefi gütmeden anlama derdiyle konuşuyor: Çünkü ‘arayış’ şairin asıl derdi. Şiirlerinde, yaşadığı çağın gürültü ve kaosuna kapılmama mücadelesi, gündelik kargaşa ve idealler çatışması yörüngesinde; ‘hâl’den memnun olunmasa da mücadelenin bırakılmadığı bir dünya çiziyor. Onun dünyasında çatışma ağır geldiğinde hafifliğine sığınabileceğimiz bir kabuk, tehlikelerden sakınabileceğimiz bir eşik, uzanıp dinlenebileceğimiz bir gök kubbe inşa edebiliriz. Sağ sâlim burada olma mücadelesi ancak bu hâl ile mümkündür; bu hâl, insan olabilmenin hâli, pergelin bir ucunu merkezde tutabilmenin i hâli.

    “fenadır bir kelimeye şiirden kovulmak
    ya şiir gibi bir kalbe hiç sokulamamak
    doğulu olmak kadar zor değilse peki
    merasimini kaçıran bir tek ölüler mi
    dünya ne cehennemdir ne cennet
    elbet her şey Allah’tan ibaret”

    105,00140,00
  • İbrahim’i Beklerken

    Büyümek, İbrahim olmakla Abraham olmak arasındaki farkı öğrenmekmiş.

    Yıllar sonra çok farklı koşullarda karşılaşmaya hazırlanan iki arkadaşın bekleme anları… Müslüman Mahallesi ile Yahudi Mahallesi arasına beton duvar döken Aram Usta’nın suçluluğu… Oğlu Hasan’ı arayan Meryem’in telaşı… Fakültenin teodolitini yanlışlıkla kıran Henan’ın çaresizliği… Kanser hastası babasına üzülen Aaron’un sorgulamaları… İsa’nın çile yolculuğuna yeniden çıkmaya hazırlanan Larissa’nın adımları… Yapılacak çeşmeye yer bulmaya çalışan Sultan Süleyman’ın mimarları…

    İbrahim’i Beklerken, ilhamını Kudüs’ten almaktan çok, Kudüs gözlemleriyle yazılmış dokuz hikâyeden oluşuyor. Yazar çoğul bir yaklaşımla, barış için gereken eylemlerin sorumluluğunu; Müslüman’ıyla, Yahudi’siyle, Hristiyan’ıyla ‘insan’ olan herkese yüklüyor: Çünkü insanlığın etrafına çevrilen beton duvarların ancak kalemle yıkılacağına inanıyor.

    45,0060,00
  • İkinci Perde

    Yunus Develi, anlattığı hikâyelerle sizi tarihin kırılma anlarına şahit olmaya çağırıyor. İnsanın yaratılış hikâyesiyle açılan Perde, Hz. Musa’nın yaşadıklarıyla İkinci Perde’ye dönüşüp Peygamberimize değin uzanan bir dikkat kesilmeye dönüşüyor. İnsanlığın peygamber merkezli durakları, ânda yaşıyor.

    Uzun, bilindik bir kavganın, bir mücadelenin, bir düşün, bir hakikatin içinde bulacaksınız kendinizi… Yaşananlara tanık olacak, ortak olacak, belki de taraf olacaksınız.

    97,50130,00
  • İncir Yarası

    İncir Yarası öyküleri, insanın hâllerine yoğunlaşarak onun, hayatla ölüm karşısındaki duruşunu irdeliyor. Zengin tematik yaklaşımlara üslubuyla da ayrı bir güzellik katan yazar, okuru, Türk öykücülüğünde az ele alınmış alanlara, sükûnete, derinliğe davet ediyor. Öyküler kimi zaman ironinin, kimi zaman fantastiğin, kimi zaman da mistisizmin imkânlarından faydalanırken gerçekle temasını yitirmiyor.

    165,00220,00